19 Aralık 2005, istanbul
“Geceler kara tren, geceler
yüklüyor bana seni geceler”

diyor şarkı… gecenin bir yarısı olmuş yine… Gündoğumunu görmeyeli çok oldu usta. izleyip yattığımız zamanları geçtik çoktan… Kaygısızlığın yerini kaygıların aldığı, her şeyin daha hızlı olduğu kıyılardayız. Yitirmişlik duygusu var artık torbamızda. Onun içindir ki gündoğumunu bile bekleyemiyoruz artık…

“Bende bir resmin var yüzüme bakmıyor”

Biz insanlarız aslında her şeyi yapan. Çevremize demir parmaklılkları örüp sonra acıtıncaya kadar ellerimizle onu sıkıp o parmaklığın dışına hasret, ızdırap, isyan karışımı duygularla bakan. Üç kuruşluk dünya demiş şair… Satmaya kalksan üç kuruş etmeyecek şeyleri almak için bunca kavga gürültü… Ele gecirdiğine değmeyecek tepeler için, onlarca insanı kırmaktan çekinmeden savaşmak. Evet öyle olması gerekir denmesi.

Gündoğumunu görmeyeli çok oldu usta. Bilgisayar denen meret çıktığından beri kalemle sevişmiyor kağıt. Not düşülmüyor artık geleceğe…

Bu treninde vakti geldi artık…

Geceler kara tren…

Bir Cevap Yazın