2 Eylül 2008, 22:09
istanbul

“gelecek, biliyorum…
o kadar uzak değil, yarın da değil.
ama biliyorum geleceğini…
buna rağmen …
üç nokta….”

Zaman ne çabuk geçti… Ve hiç de düşünülmeyen, istenesi olmayan bu duruma nasıl geldim? Yaşamın tüm düğümlerini tek bir düğüme bağlamak ve keşke demek ne derece doğru olurki?

Biri bir tokat atar sana… Aradan yıllar geçtiğinde yaşadığın her olumsuzluğu o tokata bağlamak veya o tokata gülüp geçip yaşamana bakmak….

“umut”..

insanın yaşamında umut olmalı diyordu bu gün biri… Bir başkası ise yıllar önce umut fakirin ekmeği dememiş miydi?

Umut olmalı gerçekten… Ama sadece umut… Boşvermişlik olmamalı bu, bir şeyler yapmak, çabalama ve sonrasında umut etmek… Aynen eşeğini önce sağlam kazığa bağlayıp sonra allaha emanet etmek gibi olmalı…

Söylenecek o kadar çok şey varki… Hala bir çocuk var içimde… Mutluluğu bekleyen… Ama artık o kadar uzak ki her şey…

“bilmezler yalnız yaşamayanlar;
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.”

o.v. kanık

Umut

Bir Cevap Yazın