On yıl önce 2006 yılının sonuna doğru; nufüs cüzdanıma göre henüz 40 yaşına gireli bir ay bile olmamışken işsiz kaldım. Şirketin kapanacağı aylar öncesinden belli olmasına rağmen, biraz kafa dinlerim sonra nasıl olsa bir iş bulurum diye herhangi bir arayışa da girmemiştim. Yıllardır pek izin de kullanmadan çalışmıştım.

Bir kaç ay dediğimi de yaptım. Telefonumu kapattım, nerdeyse tüm dünya ile ilişkimi kestim. O çok sevdiğim motosikletime bile bakmadım o süre boyunca. Yeni yıla girdikten sonra bir özgeçmiş hazırlayıp iş aramaya karar verdiğimde ise krizin ayak sesleri duyulmaya başlamıştı. Eski iş yerinde pazarlama müdürünün sık kullandığı bir söz vardı: “Memur çocuğundan satışçı olmaz!” derdi. İş arama sürecinde belki de bu yüzden hiç tanıdıklarımı araya sokmamış internet üzerinden kendi başıma iş aramaya başlamıştım. Bu sırada eski çalıştım şirketin bağlı olduğu holdinglerden birinin eğitim firmasında bilgisayar eğitimleri vermeye başladım. Daha önce yıllarca yaptığım bir işti zaten ve sürekli olmasa bile, az da olsa maddi açıdan katkısı oldu bu işin. 2008 yılı sonuna kadar bu şekilde devam etti. Bu süre boyunca yaptığım hiç bir iş başvurusuna bir yanıt alamadım.

2009 yılı başında artık kişisel iflasın eşiğindeydim ve şansımı İzmir’de denemeye karar verdim. İki yıl da öyle geçti. Ne bir eğitim kurumundan, ne bir firmadan dönüş alabiliyordum.

Bu süreçte iş ilanlarını okumak bile artık insana işkence gibi geliyor. İlanların saçma sapanlığını geçtim, aranan kriterlerdeki komikler bile bir süre sonra insanın gözlerini acıtmaya başlıyor. Umutsuzluk, gerçekten kötü bir şey. “Bakıp da ne olacak?” demeye başlıyorsun. Sadece yaşamaya ve buna alışmaya başlıyorsun.

2011 yılı ortalarına doğru nihayet bir firma görüşme için randevu verdi. Görüştük. Bunca yıldır işsiz olmanın sonucunda pek bir talebiniz ya da işi seçme şansınız olmuyor doğal olarak. Söyledikleri her şartı kabul ediyorsunuz. 2013 yılında bir başka firma daha görüşmeye çağırdı ve sonucunda iş değiştirdim.

On yıl boyunca yapılan yüzlerce iş başvusu. Sadece iki adet görüşme isteği, bir tane de bilmiyorum belki kota doldurmak için bir insan kaynakları firmasının, hiç bir tecrübem olmadığını söylediğim halde satış konusunda bir görüşme isteği. Sadece üç.

Hala zaman zaman iş ilanlarına başvuruyorum.

Kırk Yaşını Geçtin Artık Öl Sen!

Bir Cevap Yazın